Sevgili, divan şiiri içinde şekillenen en önemli ögedir. Mısralar sevgiliyi anmakla anlam ve değer kazanır. Gizem ve sevgiliyi yabancı gözlerden sakınmak esastır. Bu yüzdendir ki dolu dolu ve derin bir aşk kavramına yer verilen edebiyatımızda âşık ve sevgilinin idealleştirildiği görülmektedir.
Sevgili güzeldir ve hakiki, sadık bir âşık olabilmek ise büyük bir erdemdir.
Günümüzde yaz aşkları, set aşkları, üç aylık büyük aşklar yaşandığını duysak da ne dünya ne de Türk edebiyatında hiçbir dönem aşk böyle ucuz ele alınmamıştır. Siz de iflah olmaz bir romantikseniz dönem film, dizi ve kitaplarındaki masum, çoğu zaman platonik aşklar gözünüzde canlanır ve ne demek istediğimi çok iyi anlayabilirsiniz. İster “Leyla ile Mecnun“ ister “ Aşk ve Gurur“ olsun favorimiz aşk ve erdem, nezaket ve incelik, fedakârlık ve diğerkâmlık baş başa gider.
Peki, nasıl biridir bu kıymetli sevgili? Divan edebiyatında sevgili güzelliğin vücut bulmuş halidir. Güzellik deyince ilk akla gelen ağız ve dudak kavramlarıdır. Buna göre divan şairleri için ağız veya dudak; küçük, tatlı, taze ve kırmızı olmalıdır. İlgili bütün benzetme ögeleri ve kullanılan sıfatlar da hep bu yöndedir. O yüzdendir ki dudağın güzelliği gonca, gül, kadeh, şarâb, mühr, kan, âb-ı hayât, şifâ, şeker, âteş, nokta vb. mecazlarla vurgulanmıştır.
Sevgilinin saçı güzel kokulu, uzun ve siyahken, dişleri incidir. Gözleri görünüş bakımından büyükçe ve elips şeklinde; renk açısından ise siyahtır.
Daha da bitmez sevgilinin beli ince ve zarif, sinesi ise; yasemin gibi beyaz renkli, hassas ve pürüzsüz bir dokudadır. Boyu için uzun veya kısa olmaktan değil “endamdan“ söz edilir. Yürüyüşündeki/salınışındaki asalet ve dengedir esas olan.
Son olarak önemli bir detayla bitirelim. Divan edebiyatında odak nokta aslında yüzdür. Kaş, göz, dudak, diş, saç gibi unsurlar tamamen yüz güzelliğini oluşturan öne çıkaran ögeler olarak ele alınır. Günümüz modern toplumunda kadınların farklı vücut bölgelerine yapılan algının aksine divan edebiyatımızda ruhun ve karakterin yansıması olan yüz ön planda tutulmuştur.
Tabi modern toplumun güzellik ve kadın algısı böyle bir cümle ile geçiştirilmeyecek kadar çetrefilli bir konu. On yıllar içindeki bu değişim sürecini de başka bir yazımızda ele alabiliriz. Ne dersiniz ilginizi çeker mi?
